Adalet Bakanı Bozdağ, Yargı Teşkilatı Toplantısı’nda konuştu: 1

Hakkaniyet Bakanı Bekir Bozdağ, hazırlanan yeni düzenlemeyle kamuoyunda “iyi hal indirimi” olarak malum takdiri indirim sebeplerinin somutlaştırılacağını, sınırlandırılacağını ve ucu açık indirim sebebi uygulamasına son verileceğini belirterek, bu düzenlemenin yalnız hanımlarla ilgili olmadığını, tüm yargılanan vatandaşları ilgilendirdiğini söylemiş oldu.

Bakan Bozdağ, bir otelde düzenlenen Yargı Teşkilatı Toplantısı’nda yapmış olduğu konuşmada, yargı görevi yapanların yargıya itimat ve yargıdan memnuniyeti artırma mevzusunda en mühim sorumluluğu üstlendiklerini, bu toplantıdaki istişareler ve değerlendirmeler sonrası ortaya çıkacak sonucu bizzat takip edeceklerini belirtti.

Rusya- Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ve Rusya’nın saldırgan tutumunu kınayan Bozdağ, savaşın acilen sonlandırılmasının, ateşkesin duyuru edilmesinin ve dış ilişkiler yönüyle sorunların çözümüne fırsat verilmesinin en büyük dilekleri bulunduğunu beyan etti.

Ukrayna’daki durumun yalnız Ukrayna’yı değil, dünyayı etkilediğine işaret eden Bozdağ, şu şekilde konuştu:

“Internasyonal toplumun yaşanmış olan bu ölümleri, acıları, yıkımları, dramı, vahşeti yalnız seyretmesi insan olarak hepimizi derinden üzmektedir. Internasyonal cemiyet maalesef internasyonal hukuka hem uygun davranmamış hem de bu süreçte doğru bir imtihan vermemiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ateşkesin sağlanması, savaşın bitmesi, sorunların dış ilişkiler kanalıyla çözümlenmesi ve insani yardım mevzularında üstüne düşenleri bugüne dek yansız bir halde yerine getirdi, bundan sonrasında da yerine getirmeye devam edecektir.”

“Adaletin gecikmesini önlemek için ciddi tedbirler alacağız”

Hakkaniyet ve adil yargılanma hakkının, her insanoğlunun temel hakkı bulunduğunu vurgulayan ve adaleti ayakta tutan, hakkı tespit ve teslim eden yargı mensuplarına şükranlarını sunan Bozdağ, milyonlarca dava ve soruşturmaya bakan hakim ve savcıların büyük bir özveri ve gayretle çalıştıklarını aktardı.

Kararların vaktinde verilmesi, adaletin zamanında tecelli etmesi ve isabetli olmasının yargıya, karar verene ve hukuk devletine itimatı artırdığına işaret eden Bozdağ, şu şekilde devam etti:

“Geciken adaletin hakkaniyet olmadığını tamamımız biliyoruz. Hedef sürelerin duyuru edilmesinden sonrasında da yargılamaların uzun sürdüğünü maalesef müşahede ediyoruz. Yargılamaları hızlandırmak ve zamanında adaletin tecellisine katkı vermek bizim öncelikli vazifelerimiz arasındadır. Bu açıdan üzerimize düşen ne var ise biz kurul ve bakanlık olarak hayata geçirmeye hazır olduğumuzu buradan bir kez daha ifade etmek isterim. Hedef sürelerin ortaya konulmasından sonrasında uygulamada ortaya çıkan sorunları tek tek ele alıyor ve bunların üstünde duruyor, yeni dönemde adaletin vaktinde tecelli etmesini temin etmek, gecikmesini önlemek için ciddi tedbirler alacağımızı buradan bir kez daha kamuoyuna duyuru etmek isterim.”

“İnsanların güvenerek kapısına gideceği kişiler savcılarımız, hakimlerimiz olmalı”

Hazreti Ömer’in, Vali Ebu Musa El Eş’ari’ye yazdığı bir mektupta, “Zayıflar adaletten ümitsizliğe düşmesin, kuvvetliler de senden taraftarlık ummasın.” söylediğini aktaran Bozdağ, şu şekilde konuştu:

“Hakimler görevlerini yapmış olduğu yerlerde, savcılarımızın bulunmuş olduğu yerlerde eğer zayıflar adaletten ümitsizliğe düşer de kuvvetliler de hakimler ve savcılardan taraftarlık ummaya başlarsa işte o vakit adalete de yargıya da hakime, savcıya da itimat büyük zede almış olur.” dedi. Buna kimsenin izin ve fırsat vermemesini isteyen Bozdağ, “Bağımsızlığımıza ve tarafsızlığımıza gölge düşüren her türlü fiil ve davranışlardan uzak durmak normal olarak insanımızın adalete ve yargıya ve hukuk devletine olan itimatını ve verilen kararlardan memnuniyetini büyük oranda arttıracaktır. Bizim hakkaniyet yargı ve verdiğimiz kararlar mevzusundaki hassasiyetimiz milletimizin devletimize olan itimatını de artıracaktır.”

Vatandaşların, “Hakimler var, savcılar var başım derde girerse, sıkıntıya düşersem onların kapısını çalarım.” diyebilme öz güvenine haiz olması gerektiğine dikkati çeken Bozdağ, “Hakime, savcıya gitmekten insanoğlu çekinmeye başlarsa o vakit bir sorun var anlamına gelir. İnsanların güvenerek, korkmadan kapısına gideceği kişiler savcılarımız, hakimlerimiz olmalı.” ifadesini kullandı.

-“Lekelenmeme hakkı başarıyla uygulanıyor”

Bakan Bekir Bozdağ, fazlaca sayıda suç duyurusu ve şikayetin yargıya intikal ettiğini, hakkaniyet terazisinin bu tarz şeyleri doğru tartarak, hakikat ile yalanı, iftirayla gerçeği birbirinden ayırabilme maharetini adil bir halde ortaya koyması icap ettiğini altını çizdi.

Bozdağ, “lekelenmeme hakkı” ile ilgili düzenlemenin yüzde 85 oranında başarıyla uygulandığını gördüklerini ifade ederek, vatandaşların, iftiralar ve yalanlar karşısında yargı kanalıyla kirletilmesinin önüne geçmenin ilk olarak cumhuriyet savcılarının, kolluk kuvvetlerinin ve hakimlerin görevi bulunduğunu dile getirdi.

Bu süreçleri dikkatle izlemek ve bu mevzuda yürekli kararlar almanın insanları her türlü kir ve lekeden korumak bakımından mühim olduğuna inandığını vurgulayan Bekir Bozdağ, “Ben bir dilekçe vereyim de savcı ona şunu yapsın, bunu yapsın.” diyen insanların önünü yargının kapatması gerektiğine dikkati çekti.

Bekir Bozdağ, “Cumhuriyet savcılarımız lekelenmeme hakkı mevzusunda büyük bir başarıya ulaşmış uygulama ortaya koymuşlardır. İnşallah bundan sonraki süreçte de bu başarıya ulaşmış uygulamaları daha da çoğaltmak savcılarımızın normal olarak ana görevlerinin başlangıcında gelmektedir.” diye konuştu.

Suçların işlenmesini önlemek için cezaların caydırıcılığının önemini vurgulayan Bozdağ, devletin tüm kurumlarının bu mevzuda seferberlik anlayışıyla aileden başlayarak emek vermesi gerektiğine işaret etti.

Sadece tek başına cezaları artırmanın, infazı daha etkili hale getirmenin, caydırıcı fonksiyon ortaya koysa bile suçların işlenmesini tek başına engelleyemediğini söyleyen Bakan Bozdağ, “O nedenle de suçların işlenmesini önleme bakımından önleyici hukuku Türkiye’nin daha etken bir halde devreye koyması, insanları, suça bulaşmadan hem kabahat mağduru olmaktan hem de kabahat faili olmaktan koruması, hukuk devletinin en mühim vazifelerinden biridir.” dedi.

“Bu kararları televizyonda dinleyince kahroldum”

Uygulamalarda iç acıtan pek fazlaca hadiseye tanık olduklarını dile getiren Bozdağ, şunları söylemiş oldu:

Tokat‘ta 23 yerinden bıçaklanan bir bayanı bıçaklayan faille ilgili adli denetim sonucu verilebildi. Aksaray‘da kendinden geçmiş, döne döne, küçücük bir yavrumuzu dövene mahkeme iyi hal indirimi uygulama sonucu verebildi. Ben bu kararları televizyonda dinleyince kahroldum. Kanuna baktım ‘acaba bu kanun ne diyor’ diye. Mahkeme, hakim eleştirisi yapmak istemiyorum fakat bir hakikati de burada bizim tespit etmemiz lazım. 23 bıçak yiyen bir bayanı bıçaklayan faili bizim kanunumuz adli kontrolle özgür bırakmaya izin vermez fakat ‘takdir hakkım var’ diye kanunu amacı haricinde değerlendirdiğimizde değişik sonuçlar normal olarak ortaya çıkabilir. Fakat hakimlerin ve savcıların takdir hakları anayasa, kanun ve hukukla bağlıdır. Bu bağlılık haricinde takdir hakkını hiçbirimizin kullanmaya hakkı yoktur.”

-“Ucu açık indirim nedenlerini de tamamen ortadan kaldırıyoruz”

Takdir hakkının anayasa ve yasalarla sınırı olan ve bağlı bulunduğunu, bu yüzden yeni düzenlemeler hayata geçirmeye karar verdiklerini aktaran Bakan Bozdağ, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Acaba bu iyi hal indirimi mevzusunda ortaya çıkan aksaklıklar yasadan mı kaynaklanıyor tek başına uygulamadan da mı kaynaklanıyor? Gördük ki esasında yasa uygulamaya bu mevzuda büyük imkanlar veriyor. Takdir hakkı doğru uygulanmış olduğu takdirde bir problem gözükmüyor fakat maalesef kanunun yazılış şeklinde de bazı problemler bulunduğunu hep birlikte gördük. O yüzden yeni düzenlemeyle kamuoyunda, halk içinde iyi hal indirimi olarak malum takdiri indirim nedenlerini somutlaştırıyor, sınırlandırıyor ve ucu açık indirim sebebi uygulamasına son veriyoruz. Yargılama öncesi, duruşma öncesi ve duruşma esnasında ki davranışların somut pişmanlığı gösteren davranışlar olması kuralını yasaya getirip koyuyoruz.

İkinci olarak sırf duruşmada hakimi, mahkemeyi etkilemek maksadıyla meydana getirilen rol kesmelere, oynanan tiyatroya son veriyoruz. Kravat taktı, boyun büktü, el bağladı gerekçeleriyle yada mahkemeye sunulan bu rol ve idrak sebebiyle indirim yapılmayacağına dair yasaya açık ve net yasak koyuyoruz.

Üçüncü olarak ‘benzer biçimde hususlar’ ibaresi, fıkranın sonunda geçiyor, ‘bu benzer biçimde hususlar’ ibaresinin içinde ne var bilen yok. Sınırsız ve sonsuz şey bunun içine girebilir. O nedenle bu ucu açık indirim nedenlerini de tamamen ortadan kaldırıyoruz. Bundan sonraki süreçlerde iyi hal indirimi somut pişmanlık gösteren davranışlarla ilgili olacak, ucu açık nedenlerle olmayacak ve bunu indirimi meydana getiren hakim bunun gerekçesini de açık açık detaylıca karara yazacak. Kanundaki kavramları yine etmek gerekçe yazmak değildir. Maalesef pek fazlaca gerekçe kanundaki kavramları yine ediyor, okuyanları doygunluk etmiyor. Oysa gerekçenin ‘efradını cami, ağyarını engel’ bir halde yazılmış olması pek fazlaca eleştiriyi normal olarak ortadan kaldıracaktır.”

Hakkaniyet Bakanı Bekir Bozdağ, atılan adımın hayırlı olmasını temenni ederek, “Bu adım vesilesiyle de iyi hal uygulamaları daha somut nedenlere ve daha somut gerekçelere bağlanmış oldu. Bu yalnız hanımlarla ilgili de değil, tüm yargılanan vatandaşlarımızla ilgili uygulanacak bir durum olduğundan herkesi kapsayan ve her insana uygulanacak bir yeni düzenleme ve uygulamadır.” dedi.

(Sürecek)

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.